Randevu Alın
DEHB’li Ergenlerde Okul Başarısı: Sorun Çalışmamak mı, Dikkati Yönetememek mi?
DEHB’nin “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu” ergenlik döneminde okul yaşamına yansıması, küçük çocuklardakinden biraz farklıdır. Ergenlikte belirgin motor hiperaktivite çoğu zaman azalırken dikkatsizlik, dürtüsellik ve özellikle yürütücü işlev sorunları okul yaşamda daha görünür hale gelir. Derslerin zorlaşması, öğretmen sayısının artması ve öğrenciden daha fazla bağımsız çalışma beklenmesi de sorunları belirginleştirebilir.
En sık şu alanlarda görülür:
- Dersi sürdürmekte güçlük: Derse başta odaklanabilir fakat özellikle uzun ve monoton derslerde zihni kolayca başka konulara kayar. Öğretmenin anlattıklarının bazı bölümlerini kaçırabilir.
- Çalışmaya başlayamama ve erteleme: “Ne yapacağını biliyor ama başlayamıyor” oldukça tipiktir. Ödev ve projeleri son güne bırakabilir.
- Organizasyon bozukluğu: Ödevleri unutma, kitap veya materyalleri kaybetme, sınav tarihlerini karıştırma, uzun vadeli projeleri planlayamama görülebilir.
- Zaman yönetimi: Bir işin ne kadar süreceğini kestirmekte zorlanır. Sınavda bildiği halde zamanı kötü kullanarak soruları yetiştiremeyebilir.
- Akademik performansta dalgalanma: Aynı öğrenci bir sınavdan çok yüksek, diğerinden beklenmedik derecede düşük not alabilir. Bu nedenle çevresi tarafından bazen yanlış biçimde “çalışsa yapıyor ama çalışmıyor” şeklinde değerlendirilebilir.
- Dürtüsellik: Öğretmenin sözünü kesme, düşünmeden cevap verme, arkadaşlarıyla tartışmaya girme veya okul kurallarını sonuçlarını düşünmeden ihlal etme görülebilir.
- Hiperaktivitenin biçim değiştirmesi: Sınıfta sürekli dolaşmak yerine içsel huzursuzluk, kıpırdanma, çok konuşma, sürekli telefonla uğraşma veya bir şeylerle meşgul olma şeklinde ortaya çıkabilir.
- Motivasyon sorunu: Özellikle ödülü uzak olan görevleri sürdürmek güçtür. Buna karşılık ilgi duyduğu bir konuda saatlerce yoğunlaşabilir. Bu durum DEHB’deki dikkatin tamamen yokluğundan çok dikkatin düzenlenmesindeki güçlüğü gösterir.
- Sosyal ve duygusal sonuçlar: Tekrarlayan başarısızlıklar, öğretmen ve aile eleştirileri zamanla özgüven kaybı, okuldan uzaklaşma, kaygı ve depresif belirtilere katkıda bulunabilir.
Önemli bir klinik nokta da şudur; Ergenlikte okul başarısındaki düşüşün tamamını DEHB’ ye bağlamamak gerekir. Özgül öğrenme bozukluğu, anksiyete / depresyon, uyku yetersizliği, madde kullanımı ve yoğun dijital medya kullanımı gibi durumlar mutlaka değerlendirilmelidir.
DEHB’li Ergenlerin Okul Başarısını Destekleyen 10 Somut Adım
- Öğretmene yakın oturtmak: Dış uyaranları ve dikkatin dağılmasını azaltır. Dersi takip etme süresi artar
- Kısa ve açık yönergeler vermek: Uzun, çok aşamalı yönergelerde bilgiyi kaçırabilir. Göreve başlama ve tamamlama kolaylaşır.
- Büyük görevleri küçük parçalara bölmek: Planlama ve yürütücü işlev yükünü azaltır. Erteleme azalır, başarı hissi artar.
- Yazılı/görsel plan kullanmak Çalışma belleğine olan yükü azaltır: Ödev, sınav ve materyal unutma azalır.
- Kısa çalışma blokları oluşturmak: Uzun süre kesintisiz dikkat beklemek gerçekçi olmayabilir. Çalışma verimliliği yükselir
- Sınavlarda uygun düzenleme yapmak: Dikkat dağınıklığı ve zaman yönetimi bilgiyi göstermeyi engelleyebilir. Öğrencinin gerçek akademik kapasitesi daha iyi ortaya çıkar.
- Olumlu davranışı hemen pekiştirmek: DEHB’de uzak ödüllerden çok yakın geri bildirim etkilidir. İstenen davranışın tekrarlanması kolaylaşır.
- Toplum önünde eleştirmemek: Sürekli olumsuz geri bildirim özgüveni zedeleyebilir. Öğretmen-öğrenci ilişkisi ve okul motivasyonu korunur.
- Kontrollü hareket molalarına izin vermek: Huzursuzluğu bastırmaya çalışmak dikkati daha da bozabilir. Derse yeniden odaklanma kolaylaşabilir.
- Öğretmen-aile-hekim işbirliği kurmak: Belirtilerin gün içindeki değişimi tedavi açısından bilgi verir. Eğitimsel ve tıbbi müdahaleler daha doğru ayarlanabilir.
Özellikle ergenlerde önemli bir nokta;
Ergene sürekli “Dikkatini ver, çalış, unutma, biraz gayret et” demek çoğunlukla yeterli değildir. Çünkü temel problem her zaman isteksizlik değildir; dikkatin düzenlenmesi, çalışma belleği, zaman yönetimi, planlama, göreve başlama ve görevi sürdürme gibi yürütücü işlevlerdeki güçlüklerdir.
Bu nedenle okulun yaklaşımı “Neden yapmıyor?”dan “Yapabilmesi için çevreyi nasıl düzenleyebiliriz?” sorusuna doğru değişmelidir.
Örneğin 40 soruluk bir ödev verip ertesi gün kontrol etmek yerine 10’ar soruluk dört bölüm, aralarda kısa kontrol ve geri bildirim kullanmak bazı DEHB’li ergenlerde çok daha işlevsel olabilir. Amaç akademik beklentiyi düşürmek değil, öğrencinin bildiğini ortaya koymasını engelleyen DEHB belirtilerini azaltmaktır.